Hedef kitle nasıl belirlenir? Herkese yazan kimseye ulaşamaz
İçerik üretmeye başlayan herkesin verdiği ilk refleks aynıdır: kimseyi dışarıda bırakmamak. "Girişimcilere de faydalı olur, yöneticilere de, öğrencilere de." Kulağa cömert geliyor ama sonucu acımasız: herkese yazılan içerik, kimsenin "bu tam bana göre" demediği içeriktir. Akışta kayar gider.
Hedef kitle belirlemek bu yüzden bir daraltma işidir ve daraltmak ilk bakışta korkutur. "Kitleyi küçültürsem ulaşacağım insan da azalmaz mı?" Hayır, tam tersi olur. Bu yazıda önce bu korkunun matematiğini bozacağız, sonra kitleni üç soruyla netleştirip tek kişiye yazar gibi üretmeyi göstereceğiz.
Hedef kitle üç soruyla netleşir: kim (yaş aralığı değil durum tarifi), hangi dertle, hangi mecrada? Cevapları tek cümlede birleştirip her içeriği o süzgeçten geçirirsin. Herkese yazılan içerik kimseye dokunmaz; dar ve net kitle hem etkileşimi hem işi getirir.
Daraltmanın matematiği: geniş ve silik mi, dar ve net mi?
İki hesap düşün. Birincisi "herkese" sesleniyor: paylaşımları genel geçer, kimseye batmayan, kimseyi de yakalamayan metinler. Yüz bin kişiye görünse bile kimse durmuyor, çünkü kimse kendini görmüyor. İkincisi yalnızca, diyelim ki, muhasebecilikten kendi ofisini açmaya geçen insanlara yazıyor. Görünürlüğü belki on kat az; ama o dar kesimden biri içeriği gördüğünde duruyor, okuyor, kaydediyor ve gün geliyor "size bir şey danışacağım" diye yazıyor.
Algoritma tarafı da aynı yöne çalışır. Etkileşim, "bu bana söylenmiş" hissinden doğar; his ancak belirli bir derdi tarif ettiğinde ortaya çıkar. Dar kitle etkileşimi, etkileşim de erişimi büyütür. Yani daraltmak, erişimden feragat değil, erişimin ön şartıdır.
Kitleni netleştiren üç soru
Uzun kitle analizi şablonlarına gerek yok. Üç soruya dürüst cevap vermek yeter:
- Kim? Yaş aralığı değil, durum tarif et. "25-40 arası profesyoneller" bir kitle değildir; "kurumsalda çalışırken yan tarafta danışmanlık kurmaya çalışanlar" bir kitledir.
- Hangi dertle? Senin çözebildiğin, onların gece düşündüğü dert hangisi? Dert ne kadar somutsa içerik o kadar kolay yazılır.
- Nerede? Bu insanlar hangi mecrada vakit geçiriyor ve orada hangi dille konuşuluyor? B2B dertler çoğunlukla LinkedIn'de, görsel işler Instagram'da karşılık bulur. Mecra seçimini kitle belirler, alışkanlıkların değil.
Üç cevabı tek cümlede birleştir: "Ben, [nerede] vakit geçiren, [dertle] boğuşan [kim] için üretiyorum." Bu cümle, bundan sonraki her içerik kararının süzgecidir.
Tek kişiye yaz: en eski ve en işleyen teknik
Cümle soyut kalıyorsa şunu yap: kitlenin içinden gerçek bir insan seç. Eski bir iş arkadaşın, bir müşterin, o profile birebir uyan bir tanıdığın. Her içeriği yazarken onu karşına oturt ve ona anlat. "Değerli bağlantılarım" diye başlayan metinlerle, tek bir insana derdini anlatan metin arasındaki fark, okuyan herkesin hissettiği farktır.
Korkulanın aksine bu, diğer okuyucuları dışlamaz. Tek kişiye yazılmış metin herkese samimi gelir; herkese yazılmış metin ise kimseye bir şey demez. Radyoda konuşan iyi sunucunun sırrı da budur: binlerce kişi dinler ama herkes kendisiyle konuşulduğunu sanır.
Yanlış kitleyi neden fark edemezsin?
Kitle yanlış seçildiğinde tablo sessizce bozulur, o yüzden sinyalleri bilmek gerekir. Beğeni geliyor ama iş gelmiyorsa, muhtemelen içeriğin meslektaşlarını eğlendiriyor, müşterini es geçiyordur. Yorumlar hep "aynen katılıyorum"dan ibaretse, kimsenin derdine dokunmuyorsun demektir. Gelen mesajlar sunduğun işle alakasızsa, profilin başka bir şey vaat ediyor olabilir; bu hizayı profil denetimi yazısında anlattığımız kontrollerle düzeltirsin.
Kitleyi masada değil sahada test et
Hedef kitle kararı bir kere verilip çerçeveletilecek bir karar değildir; iki haftalık üretimle test edilir. Seçtiğin kitleye iki hafta boyunca düzenli içerik üret, sonra üç sinyale bak: kimler takip etmeye başladı, kimler yorum yazdı, gelen mesajlar hangi konuda? Sinyaller seçtiğin kitleyle örtüşüyorsa yoldasın; bambaşka bir kesim toplanıyorsa ya kitleyi ya dili gözden geçireceksin. İlk üretim düzenini kurmak için içerik üretmeye başlama yazısı, temposunu korumak için takvim yazısı yanında dursun.
Kampta bu iş ilk haftanın görevidir: konum cümlesi ve kitle tanımı netleşmeden içerik takvimini açmıyoruz. Çünkü kime yazdığını bilmeyen katılımcı, 21 günün sonunda çok üretmiş ama kimseye ulaşmamış oluyor. Kime yazdığını bilen ise daha üçüncü paylaşımında "bunu tam bana yazmışsın" mesajını alıyor. Aradaki fark teknik değil, adres farkı.
Sık sorulan sorular
Hedef kitleyi daraltırsam erişimim düşmez mi?
Tersi olur. Etkileşim, okuyanın kendini içerikte görmesinden doğar ve bu his ancak belirli bir derdi tarif ettiğinde ortaya çıkar. Dar kitle etkileşimi, etkileşim de erişimi büyütür; daraltmak erişimin ön şartıdır.
Birden fazla hedef kitlem olabilir mi?
Başlangıçta tek kitle seç. İki ayrı kitleye aynı hesaptan yazmak iki ayrı dil gerektirir ve ikisini de sulandırır. İlk kitlende düzen oturduktan sonra ikinci bir kesime açılmayı düşünebilirsin.
Kitleyi doğru seçtiğimi nasıl anlarım?
İki hafta düzenli üret ve üç sinyale bak: kimler takip etmeye başladı, kimler yorum yazdı, gelen mesajlar hangi konuda? Sinyaller seçtiğin kitleyle örtüşüyorsa yoldasın; bambaşka bir kesim toplanıyorsa kitleyi veya dili gözden geçir.